Başkan Yağcı, Hodri Meydan
Yarın Gazetesi olarak son yıllarda yolsuzlukların üzerine cesurca gittik. Bu yazılarımızdan dolayı gazetecilik ödülleri aldık ve kamuoyunun da büyük takdirini topluyoruz. Kamuoyunun yaptığımız haberlerin doğruluğunu yanlışlığını ayırt edecek kadar bilinçli olduğunu da belirtmek isterim. Bugüne kadar yaptığım haberlerden dolayı, 9’u Belediye Başkanı tarafından olmak üzere, 22 ayrı dava açıldı ve 17’sini kazandık. 5 davamız ise devam ediyor. Söylediğimiz ve yazdığımız hiçbir iddia asılsız ve belgesiz olmadığı için yüce yargı bizi haklı buluyor. Her yaptığımız haberin belgesini de koyduk. Bizim gazetemizin başarılı bir hukuk danışmanı var. Onu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Yazım biraz uzun ama her cümlesi ayrı bir detayı, ayrı bir gerçeği anlatıyor.
Sayın Başkan, Yarın Gazetesi’nin olduğu ortamlara girmediğini, kendi odasına da Yarın Gazetesi sokmadığını söylüyormuş. Ama önceki günkü basın açıklamasında masasının üzerinde Yarın Gazetesi var. Demek ki Yarın Gazetesi olmadan olmuyor Sayın Başkan! Yarın Gazetesi bağımlılık yapar insanlara. Yarın Gazetesi var, fark var.
Sayın Başkan, hatırlarsanız ben minibüslerle ilgili bir köşe yazısı yazmış ve sizin haklı olduğunuzu söylemiştim. O gün Meclis toplantısı vardı. Sizin toplantıya katılıp katılmayacağınızı öğrenmek için öğle saatlerinde Özel Kalem’i aradığımda, oradaki Gülbin Hanım, benim köşe yazımı okuduğunu, şaşırdığını ve size verdiğini, sizin de okuduğunuzu söyledi. Oysaki akşam üzeri o günkü Meclis toplantısında CHP Meclis Üyesi Raşit Sünetçi benim köşe yazımı ve toplantıya gelmememi imalı bir şekilde sorduğunda, “Benim yazıdan haberim yok, ben Yarın Gazetesi okumuyorum. Aldırtayım bakayım” demişsiniz. Bu da mı yalan? Okumuyorum dediğiniz gazetemizi daha geceden Çınar Market’ten aldırdığınızı da biliyorum. Sizin gazetemize olan aboneliğinizi biz iptal ettik ve göndermiyoruz. Çünkü parasını dahi ödemiyorsunuz. Siz bırakılması için telkinlerde bulundunuz ama sayenizde ve sizinle ilgili haberlerden dolayı abonemiz arttı.
Siz önce emeğimize saygı gösterip okuduğunuz gazetemizin parasını ödeme nezaketinde bulununuz.
Sayın Başkan, madem gazetemizi ve bizi kaale almıyorsanız (!) o zaman lütfen etik kuralları gereği, haberlerimizi okumayınız, açıklama yapmayınız, muhatap olmayınız. Ama size de hak vermiyorum değil duramazsınız ki Yarın Gazetesi size de bağımlılık yapmış anlaşılan.
Devletin Valilik kanalıyla verdiği resmi ilan ücretlerini bile inkar edecek ve mahkeme kararı ile icraya düşererek miktarının 3 katı ödemek zorunda kaldınız. Bu paralar sizin cebinizden değil Bilecik halkının cebinden çıktı. Bu paralar tüyü bitmemiş yetimin hakkı değil mi?
Gelelim Basın açıklamanıza. Konu Bilecik’te yolsuzluklar olduğu iddiasında bulunan Yarın Gazetesi ve yazarları. Siz ise, bizi basın açıklamasına çağırmıyorsunuz. Yoksa yazılarımızla ve iddialarımızla ilgili soracağımız sorulara cevap verememekten mi korkuyorsunuz? Zaten bugüne kadar sorduğumuz yüzlerce soruya cevap vermediniz. Sadece işinize gelenlere cevap veriyorsunuz.
Sayın Başkan, madem iddialara somut örnekler istiyorsunuz, kurumunuzun sağına soluna baktığınızda bir şeyi göremiyorsunuz o zaman benden size alın birkaç örnek.
Hala sır gibi sakladığınız ve açıklama cesareti gösteremediğiniz AKP Kadın Kolları Başkanı ve Belediye Meclis Üyeniz Mine Geyik, Meclis toplantısında 22 aylık kira borcu olduğunu itiraf ediyor siz yok diyorsunuz. Sonrada, borcunu kabullenip karşılığında parka yaptığı yatırımları ve kahvaltı paralarını gerekçe göstererek karşılıklı mahsuplaşıyorsunuz. İddialara göre ise Valilik’ten bilirkişi görevlendirilerek bu olayı idarei maslahat yoluna sokuyor. Ne tesadüftür ki, yapılan harcama ile kira borcu hemen hemen aynı çıkıyor.
Elektriğini, suyunu kaçak kullandığı iddiası ile haber yapıyoruz yetkililer uyuyor.
Muhalefet Meclis Üyelerinin 6 bin 500 TL Meclis üyeniz Mine hanımın işlettiği parka kahvaltı bedeli fatura kesildiğini size sorduğunda toptan 6 bin 500 TL kesilmediğini, bunları 1 yıl içinde parça parça kesildiğini söylediniz. Peki faturaların ne faturası olduğunu, kimin ağırlandığını, tarihlerini, kaç kişinin kahvaltı yaptığını detaylı bir şekilde açıklar mısınız?
Belediye Meclis Üyelerinin kanun gereği Belediye’ye fatura kesemeyeceğini bilmiyor musunuz? Neden diğer kiracıları bir iki ay kira borcunu ödemedi diye icraya verirken kadın kolları Başkanınızın 22 ay kira borcunu ödememesine göz yumuyorsunuz? Şimdi yaptığınız basın toplantısı gibi toplantı yaparak belgelerle açıklayabilir misiniz?
Buyurun burada yolsuzluk, usulsüzlük suç duyurusunda bulunuyorum inkar ediniz?
Köyünüze yaptığınız villa ile ilgili haberlerimiz yargıda. O yüzden detayına girmiyorum. Ama, şunu sormak istiyorum. Müteahhit Tuncay Kocabay’a şehir mezarlığından vermiş olduğunuz ihale sürecindeki teklif mektupları kimindir? Bu teklif mektuplarını kimler ne zaman vermiştir? Bu teklif mektupları carimidir? Basın önünde açıklayabilir misiniz? İş yapılmış gibi gösterilen ardından iptal edilen şehir mezarlık taş döşeme işine ilişkin kesilen faturaları da belgeledik gazetemizde yayınladık biliyorsunuz. Sizin Milletvekiliniz ve o anki İl Başkanınız Kemal bey bu müteahittin iflas ettiğini, dolandırıcı, üç kağıtçı ve hakkında tutuklama kararı çıkmasını açıkladılar. Fakat sizin bu adamla ne işinizin olduğunu sorduğumuzda ise cevap veremediler.
Sayın Başkan havuza gelelim havuza!
3 yıl boyunca (son yıl kişi başına 6 TL) topladığınız paralar nerede? Makbuz kestiniz mi? Önce halka açık ve ücretsiz dediniz sonra her gelenden makbuzsuz para topladınız. Haber yapmamız ile iş ortaya çıkınca da Meclis’te “vergi ödememek için makbuz kesmedik” dediniz. Vergi Dairesi’nden 100 milyar ceza yediniz. Hatta bize dava açtınız ama yargı yine büyüklüğünü gösterdi. Bu parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı değil mi? Savcılık para toplayan personellere 7 yıllık hapis cezası ile ilgili dava açtı mı açtı? 7 yılla yargılanan bu personele neden hiçbir idari işlem yapmadınız? Yoksa konuşacaklarından mı korktunuz?
Haberin çıktığı ertesi gün beni makamınıza çağırıp da havuzda usul hatası olduğunu kabul edip, bana anlattıklarınızı kamuoyuna açıklayalım mı? Hodri meydan. İsterseniz konuşmaların detaylarını kamuoyu ile paylaşayım. Hani adaçayı ısmarlayıp benimle çatlayan yumurta misali yaptığınız görüşme var ya.
Bilecikspor otoparkından toplanan paralar nereye gitti? Buradan 6.000 TL Ecrimisil çıkarıldığını yazdık neden cevap veremediniz?
Sahte olduğunu iddia ettiğiniz, kendinizin imzanızın taklit edildiğini iddia ettiğiniz Gülümbe Kooperatifi ile yaptığınız protokoldeki İMZANIZI hala unutmadık. Gerçek yapılan protokolü ortaya çıkardığımızda birde ardından hiç sıkılmadan ‘günü kurtarmak adına atılan imzaydı o’ dediniz geçtiniz. Elimde bunlarında kamera görüntüleri mevcut.
Onu da ben yargıda taşıdım biliyorsunuz. Kıbrıs’taki 7 yıldızlı otelden çıkan zimmeti de hatırlatmak isterim. Size seçimlerde koşturan, siyaset yapan Belediye memurlarını da belgeledik yargı hatta onlara ceza bile verdi biliyorsunuz değil mi? Belediye Meclis üyenizi Belediye’de çalıştırıp maaş verdiğinizi de biliyor bu halk. Ağaçları katletmekle kaldığınız Gazhane’yi ne yapacağız elinizde kaldı.1 trilyonun zamanında ödenmediğini de biz kamuoyuna duyurduk.
Müfettişlerin ve Sayıştay Denetçilerinin sizinle ilgili tuttuğu raporları kamuoyu ile paylaşabilir misiniz? (Ama hepsini.)
Siz önce cesaretiniz varsa 2004’de 10 milyar olduğunu söylediğiniz beyaz eski model Mercedes ile geldiğinizde ve Belediye Başkanı seçildiğinizdeki mal varlığınızı kamuoyuna açıklayın ve şimdiki 6 yıllık Başkanlık döneminizden sonraki aldığınız maaşla birlikte mal varlığınızı bir açıklayınız sayın Başkan.
150 bin TL’lik sivil olarak gezdiğiniz, 34 plakalı evinizin önünde duran altınızdaki Audi marka arabanın açıklamasını yapın?
Sayın Başkan hükümetinizin de yaptığı gibi siz insanların ekmeği ile oynamaya alışkınsınız. Genelde yaptıklarınıza girmeyeyim zaten ulusal basında hepsi her gün çıkıyor. Hırsınıza kurban olup personele çektirdiğiniz eziyet ortada. Üniversite mezunlarını köpek barınağına sürmeyi, odacı yapmayı siz iyi bilirsiniz. Kızdığınız personele yevmiye cezası vermeyi, yandaşlarınızı, yeğenlerinizi kollamayı, hatta müdür yapmayı vasıflı eleman diye yaptığınız itfaiye erlerinizi de biliyoruz. Ama her nedende hiçbir yangında da göremedik bu vasıflı elemanlarınızı.
Hırsınızın kurbanı olmaya devam edin. Benimle uğraşamadığınız ve gücünüz yetmediği için kardeşlerimin ekmeğine de saldırmanızla kişiliğinizi ortaya koyuyorsunuz. Belediyenizle ilgili olumsuz yangın haberi çıktıktan sonra görüntüyü gönderdiği için İHA Muhabiri arkadaşımız Ziya Beşkardeş’i merkeze şikayet ederek kişiliğinizi ortaya koyuyorsunuz. Yaptığınız tarihi basın açıklamanıza konu olan köşe yazarımız Durmuş Günsür’ün çalıştığı Dünya Gazetesi’ni arayıp şikayet ederek de kişiliğinizi ortaya koyuyorsunuz. İnsanların ekmeği ile oynamaktan ne çok zevk alıyormuşsunuz meğer…! Ama insanın zikri neyse fikride aynı derlermiş. Yukarıda Allah var bir gün gelir ters döner, ……………
Basın açıklamanızda eski 1. Sınıf Hakim olarak “bildiğiniz bir şey veya belge varsa açıklayın, gizlemeniz de suç” diyorsunuz. Peki, siz de seçim üzeri, eski Belediye Başkanları ile ilgili elinizde belgeler olduğunu söylediniz ama seçim geçti aylar geçti, bir yıl oldu açıklamadınız. Bu da suç değil mi? Yoksa sizde mi aynı taktiği uygulamaya başladınız açıklayamadığınıza göre sizde suça ortak olmuyor musunuz? Önce cesaretiniz varsa siz açıklayınız . Zamanı gelince diğerlerini açıkladığımız gibi yenilerini de biz açıklamasını biliriz. Bu ele verir talkını, kendi yer salkımı olmuyor mu Sayın Yağcı’!!!!
Sayın Başkan, sizden çıkıp diğer kurumlara gelemiyoruz. Bakın görüyorsunuz işte sizinle ilgili usulsüzlükleri ve iddiaların hepsini yazmaya kalksak buradan Cumalı Köye yol olur. Gerçi ensenizde beni hissettiğiniz için eskiye nazaran valla düzelme yok değil. Dinime küfreden benden Müslüman olsa misali Valimizi de çiğneyip İlin en büyük mülki amirliğine soyunarak basın açıklaması yaparak kurumlara sevimli görünmek için sahip çıktığınızı zannedeceğinize kendi hakkınızdaki iddialara cevap verip kamuoyunda kendinizi aklayın. O kurumlar gerekirse kendilerine sahip çıkarlar.
Bizim sizin dediğiniz gibi sadece Askeriye, Emniyet ve Adliye ile işimiz olmadı olmazda. O kurumlar gereğini zaten yapıyor onlara ilişkin var mı gazetemizde bir haber. Bizim ima ettiklerimiz kendilerini bilirler o kurumlar hangileri olduklarını ilimizde de ilk defa Kurum çatışmasını da sizin iktidarınızda ve sizin başkanlığınızda yaşadık. Sizin danışmanınız, başkan yardımcınız değil midir, sizin devlet makamında devleti tehdit ettiğiniz ve Vali’nin bile sahip çıkmadığı Vali Yardımcısını İçişleri Bakanlığı’na kadar şikayet eden açıklayınız bunu da kamuoyuna. Onun da belgesi elimde.
Yargı yaptığımız haberlere ilişkin çağırıp bizim bilgimize başvurdu. Fakat Valimiz nedense suskun kalmayı her zaman yeğledi.
Ama, isterseniz birkaç örnek vereyim. Sivil Savunma Müdürlüğü lojmanlarını annesine tahsis eden Müdürü gün yüzüne çıkardık. 20 milyar devlete para yatırdı.Ve adli tahkikat başlatıldı. Sağlık Müdürlüğü lojmanı ona bi keza, Huzurevi’nden dayak yediği iddiası ile kaçan Ayşe Teyzeyi gün yüzüne çıkardığımız için Valilik tarafından açılan davayı da kazandık. Sosyal Hizmetler İl Müdürü’nün Huzurevi’ne çevre illerden mobilyacıdan, televizyon aldırdığını ortaya çıkardık. Ertuğrul Gazi Lisesi’nde yaşananlar malum. Denetmenler çifter çifter geldi. Bununla ilgili 3 mühendisin görevinden alındığını biliyor musunuz? Savcılık da olaya el attı bilgimize başvurdu. Sen ben bizim oğlan geçen gün Almanya’daydık biliyorsunuz..!!! Senin partinin il başkanının oğlu da o gezideydi tabiî ki kurum müdürlerine sahip çıkacaksınız. Bu müdürler kimden bu kadar cesaret alıyor acaba? Gölpazarı Kaymakamı’nın aldırdığı malzemelere ve önce Köylere Hizmet Götürme Birliği’ne kesilip sonra iptal edilen faturalara ne diyeceksiniz? Bunları da belgeledik yayınladık. Yetkililerden bir açıklama bile gelemedi. Geçmiş tarihte Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kömür ihalesindeki yolsuzluk olaylarını da biz gündeme taşıdık. İhale iptal oldu Yargıya intikal etti biliyorsunuz.
Söğüt Kaymakamı lojmanının etrafını rahat havuza girebilmek için branda ile özel idare bütçesinden kapattırdı. Bunu da yazdık. CHP Milletvekilimizin konuyu T.B.M.M’ye taşımasının ardından başlatılan soruşturma sonrası ne hikmetse sayın Kaymakam hemen apar topar askere gitti.
Başbakanlığın ihtiyaç sahiplerine dağıttıkları üzerinde satılmaz ibaresi bulunan ve ailelere 1.5 hafta önce dağıtılmış görünen kömürleri senin mensubu olduğun AKP’li Bayırköy Belediye binasının ısınmasını sağlayan kazan dairesinde belgeledik yayınladık. Yine yetkililerden bir ses çıkmadı. AKP il genel meclis üyenizin Gölpazarı Müftüsünü yumrukladığını da biz kamuoyuna duyurduk. Aşevi’ndeki 5’nci ayda yapılan denetimlerde eksik gramajla sağlıksız dağıtılan yemekleri de yazdık. Son 7 ay hiçbir denetim yapılmamasının cevabını hala bekliyoruz. Seçimlerde erzak dahi götürdüğünüz oylarını aldığınız ihtiyaç sahiplerinin Aşevi’ni de kapattınız. Onu da biz duyurduk. Seçim üzeri getirdiğiniz 4 tır kömürleri de biz yayınladık. Çevre Müdürümüzün kendisine makam arabası kiralama ihalesini kendi yeğenine bağladığını da belgeledik yayınladık. KÖYDES yolları dökülüyor. EDAŞ’a sabaha karşı yapılan baskını ve göz altılarını da biz yazdık buna da yetkililerden açıklama gelemedi. Seçim akşamı Şafak Temizliğe yapılan operasyonda çıkan mühürlü zarfların haberini de biz yazdık. Şafak temizlikte inkar etti sizde zarflara sandıkları kabul etmediniz.
Sayın Başkan bizim bilipte yazmadığımız olaylarda var bize bunları da yazdırmayın.. Biz tüm kurumları kastetmiyoruz ama onlar kendilerini biliyor. İsterseniz bu konuyla ilgili sayfalarca yazı yazabiliriz. Bazı kurumlarda kendileri hakkında bazı şeyleri bildiğimi de biliyorlar. Ama onları etik ve basın gereği yazmadığımı da buradan belirtirim. Ama çok merak ederseniz yine bir adaçayı ısmarlarsanız size anlatırım. Hem de belgeleriyle, ama aramızda kalacak Başkan.
Söğüt Şenliklerinde yaşanan sunucu krizinden, Söğüt Müzesi’ndeki perdelere, Amerika Gezisi’nden, halı sahaya kadar burada yazmadığım yeni belgeli haberlerime kadar birçok dosya var. Hatta son yaptığınız minibüs ihalesi ile ilişkili olarak Emniyet’in tespit ettiği bazı hatların ihalesi için ihaleye fesat karıştırmaktan Cumhuriyet Savcılığı tarafından ilgili şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını biliyormusunuz? Bunları da önümüzdeki günlerde Varan değil de Metro olarak okuyacaksınız. Bakalım o zamanda, aynı ciddiyet ve vatanseverlikle basın açıklaması yapabilecek cesareti bulabilecek misiniz?
Sayın Başkan ben yıllardır sizi yazmaktan bıktım ama siz bu sevimsiz hareketleri yapmaktan bıkmadınız.
2004’de Bilecik’e geldiğinizde, Bilecikspor’un renklerini dahi bilmeyecek kadar Bilecik’e uzakken, bu halk sizi en yakın partiye 3,500 oy farkla Belediye Başkanı yaptı. Aradan 5 yıl geçti ve bu halk sizi tanıdı. 5 yıl sonra 111 oyla zor bela seçim kazandınız. Sandıkları açtırmadınız ve oyları saydırma cesareti gösteremediniz. Sınırlı süreli mazbatalı Belediye Başkanı olarak yollara altın taşlar döşeseniz de gönülleri fethedemediniz. Seçimden sonra radyo konuşmanızda hatanızı anladığınızı, değişeceğinizi söylediniz. Belli değişmişsiniz. Eski duygularınızı ikiye katlamışsınız. Adeta Bilecik halkından intikam mı alıyorsunuz.
Bu 111 fark sizi epey sarsmış anlaşılan.
Bu kaldırım taşlarından istediğiniz paraları bir anlatın siz önce. Vatandaşa şu kadar yol şu kadar kaldırım yaptık diye seçimlerde hava yapmasını biliyordunuz. 2007 yılında almanız gereken bu paraları neden seçim sonrasına bıraktınız. Madem Sayıştay denetçileri bunu yakaladı da sizin vasıflı elemanlarınız ne işe yarıyor. Siz kurum müdürlerinden köşe yazarlarımız için özür dileyeceğinize önce Bilecik halkından bu topladığınız paralar için özür dileyiniz.
Demek ki bir çok usulsüzlükleri gündeme getirmişiz sayın Başkan,Bilecik’imiz kurumlarımız çokta şeffaf değilmiş.Ben ve köşe yazarlarımızda bunlara verilmeyen cevap ve takibini gereğini yapmayan yetkililere seslenmişiz sizde dahil. Bence yetkililer öncelikle sizin kurumunuzdan başlamalıdır.
Sayın Başkan, o makamlardan ve diğer makamlardan kimler geldi kimler geçti. En fazla 4 yıl sonra sizde geçip gideceksiniz. Tabi milletvekilliğine zıplamak istemezseniz. Merak ediyorum acaba, 4 yıl sonra Bilecik’te kalabilecek ve bu sokaklarda aynı gurur ve kibirle yürüyebilecek misiniz? Gerçi seçim bitti gene çekildiniz makamlarınıza, zor ulaşılan odalarınıza.
Başbakanınız gibi sizde insanları ve basını susturma, sündürme politikası gütmeye çalışsanız da Bilecik’te, ne kadar sorunlu ve sıkıntılı mesele varsa, özellikle sizin kurumunuz, her şeye rağmen üzerine gitmeye devam edeceğiz. YARIN’ı da, beni de, A takımını da susturamayacaksınız. Hodri meydan Sayın Yağcı.
NOT: Bu köşe yazımı bizzat Başbakanınıza postalayacağımı da bilmenizi isterim.