-
               
  v   Yazılar
  v   İlanlar
  v   Künye
Ar�ivde Haber Ara

 Ar�ivde Haber Ara:

 
REFERandUMA NEDEN ‘EVET’?
  Yazılar || Asım US
   REFERandUMA NEDEN ‘EVET’?


REFERANDUMA NEDEN ‘EVET’?

     Bu ülke, Tanzimattan bu yana, İttihat ve terakkicilerin, Jötürklerin, Ergenekoncuların, kimim Hindu kimim yamyam kimim bilmem ne belaların elinden çektiğini kimseden çekmedi.
     Her köşeden mantar biter gibi Beyaz Türk bitti.
     Adı bizim gibi ama aslı farklı.
     Aslı bizim gibi ama faslı farklı türler türedi.
     Erken kalkan veya kaldırılan bu birileri, devletin kurumlarını ele geçirerek, devletin asıl sahiplerine zulmettiler.
     Allah’ın ezanı Türkçe okutuldu, Kur’an-ı Kerimler çiğnendi, nerdeyse Allah demek bile yasak oldu.
     Bu vatanın Başbakanları bir hiç uğruna darağacında sallandırıldı. Hem de, dünya vahşet tarihinde görülmemiş, aşağılamalara, hakaretler, zulümlere maruz kalarak. Merhum Menderes, sabah idamına birkaç dakika kalmışken, makatından prostat muayenesi yapıldı.
     Bir Türk’e, bir Müslüman ve hepsinden önemlisi de bir insana karşı bu kadar kin ve nefretle dolu olan insanlar acaba hangi mezhebin, meşrebin ve yaratığın ürünü acaba…!
     Bu vatanın evlatları, Namaz kılarken dipçiklenip öldürüldü.
     12 yaşındaki evladı solcu diye, katil diye zindana atılan annelerin saçlarına karlar yağdı, yüreklerinde volkanlar patladı, gözyaşları bile acılarını ifade edemedi.
     “Bir soldan bir sağdan olsun” diye gencecik fidanlar, vatan evlatları toprağın kara bağrına düştüler.
     Ölümden önce öldüler.
     Canları bedenlerinden söküle söküle alındılar.
     Bir yanda Deniz Gezmişlerin, Hüseyin İnanların,  Yusuf Aslanların anaları ağlarken, diğer yanda ise Önkuzuların, Ahmet Kesrelerin, Selçuk Duracıkların, Mustafa Pehlivanlarının anaları ağlıyordu. Acı aynıydı, gözyaşı aynıydı, çaresizlik aynıydı, isyan aynıydı…
     Hepside gencecik gitmiş, analarının yüreğinde dünyanın en büyük acısını bırakmıştı, bıraktırılmıştı…
     Memleketin evlatları yağlı urganlarda can verirken, onların idam fermanını imzalayanlar ise, loş ışıklı balo salonlarda viskilerini yudumlayıp kendilerinden geçmişlerdi.
     Bugün durum çok mu farklı? Her gün toprağa düşen 20'lik vatan evlatları... Onların anaları, bacıları... Bu acı 12 Eylül'den çok mu farklı...? HAYIRRR!!!
     Birileri bir yerden düğmeye basıyor ve her gün yüreklerimize acı düşüyor. İç ve dış düşmanların kim olduğu bile belli değil...!
     Dünya tarihinin en ağır acı ve zulmü yaşanıyordu ve yaşanmaya devam ediyor Anadolu Coğrafyasında.
     Ebu Cehil devrinin Eylül uzantısı bir milletin genç beyinlerinin önce zindanlarda çürütmüş sonrada yağlı urganlara yollamıştı.
     Zaman değişti, mekan değişti ama bu ülkenin gerçek sahiplerini yok etmek isteyen zihniyet asla değişmedi.
     Anadolu insanındaki cevherin bir gün Osmanlı’dan da ihtişamlı bir devlet kuracağını çok iyi bilenler, Anadolu’yu açlığa, fakirliğe, kavgaya, bölünmüşlüğe, cahilliğe mahkûm etmek için hiç durmadan çalıştılar ve çalışıyorlar…
     İşte, bu makûs talihin yenilmesi için bir fırsat: Referandum.
     Her ne kadar, eksik olsa da, her ne kadar hazırlayan eller tam anlamı ile ehil olmasa da, her ne kadar siyasi bir boyuta taşınmak istense de, her şeye rağmen, sırf 12 Eylül’de ağlayan anaların yüreklerindeki acıyı dindirmek, hayatın baharında soldurulan gençlerin aziz ruhlarına saygı ve hürmet göstermek için Referanduma evet demek gerekiyor.
     Eğer, darağacında can veren memleket evlatlarına ve onların acı yükünü yüreklerinde çeken analarının dökülen gözyaşlarına zerre kadar saygımız ve hürmetimiz varsa referanduma evet demek zorundayız…
     Siyasetçilerin oyuncağı olmamak, ruhlarımızı ve beyinlerimizi onlara kiraya vermemek istiyorsak “evet” demek zorundayız…
     Referanduma “evet” demek bir siyasi partiye “evet” demek değildir. Referanduma “evet” demek memleketin selametine evet demektir. +
     Referanduma “evet” deyin ama seçimlerde istediğiniz partiye oy verin.
     Çünkü bu mesele siyasi parti liderlerinin Başbakanlığından çok ama çok daha önemli bir mesele.
     Eğer, “referanduma” evet deyip, ülkenin kanlı geçmişine sünger çekmezsek, gelecek nesillere bunun hesabını veremeyiz ve evlatlarımızın yağlı urganlarda can vermemesini garanti edemeyiz…
     Gelecek çocuklarınızın, Karar sizin…

BİR DE BU VİDEOLARI İZLEYİN
ONDAN SONRA KARAR VERİN!

 



 

 

 


[ Yazan : bilecik | Tarih: 22.07.2010 | Okunma : 5919 ]
         Oy : 18-Puan : 54



Son 5 Yorum

Ekleyen: denizcik

çıkıp adam gibi, "Kürdistan'ı kurduracağız. Şefimiz öyle istiyor. Yerseniz!" deyin, olsun bitsin.


 ABD, AB, onların işbirlikçileri, Kürtçüler ve referandum evetçileri hep beraber sevinsinler.


 


Tarih : 01.09.2010 13:09:46

Ekleyen: denizcik
Anayasa taslağında 125. maddenin 4. fıkrası diyor ki:
“Yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”


Artık idari yargı önüne gelen davalarda kamu yararı, sosyal adalet, eşitlik, sosyal devletin görevleri, çevre, doğal kaynaklar ve kamusal mülkiyetin korunması gibi ilkelere dayalı karar veremeyecek, ülkenin ve insanların zarara uğradığı birçok konuyu ele alamayacak. İtirazları sadece hukuk yönünden karara bağlayacak.


Anayasa değişince idari yargı haksız atamaları durduramayacağı gibi peşkeşe dönüşen özelleştirmeleri iptal edemeyecek, haksız zamları durduramayacak, orman talanını, kıyı yağmasını vb. önleyemeyecek, sömürüye dur diyemeyecek.


Tarih : 01.09.2010 10:13:55

Ekleyen: denizcik
- Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirip hükümetin Kürdistan projesi için çıkartacağı yasaları buradan geçirmeye... Evet
Tarih : 31.08.2010 00:51:49

Ekleyen: denizcik

kenan Evren’e ‘cennetlik’ diyen bir zihniyet darbecileri yargılayamaz-yargılamaz. (hocanın birisi demişti)


12 Eylül’ün anti demokratik kurumları kaldırılmıyor. (YÖK)


%10 Barajını Savunanlar Demokrat Olamazlar.


Memurlara ve diğer kamu görevlilerine grev hakkı vermeyen değişiklik . (Grev hakkı olmadıktan sonra ne anlamı var).


HSYK da bakan ve müsteşarı kalıyor ve yetkileri artıyor. (AB raporlarında yargı bağımsızlığı için bakan ve müsteşarının kuruldan çıkması gerekir yazmaktadır)


Dokunulmazlıklar kapı gibi durmaktadır.


Tarih : 25.07.2010 17:33:48

Ekleyen: denizcik

 








Milli Görüş’ün yetiştirdiği ikinci kuşak politikacılar 12 Eylül 1980 darbesi idamları için bugün gözyaşı döküyor.


Peki Milli Görüş Hareketi 40 yıllık siyasi tarihleri sürecinde siyasal idamlar konusunda nasıl tavır aldı?


12 Eylül darbesi sürecinde TBMM’de yoktular. Adalı ve Pehlivanoğlu idam edildiğinde cezaevindeydiler.


12 mart 1971 darbesinin astığı Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamları TBMM’ye geldiğinde meclisteydiler. Nasıl tavır aldılar?


Necmettin Erbakan’ın genel başkanı olduğu Milli Nizam Partisi, 12 Mart darbesinden sonra 20 Mayıs 1971’de kapatıldı. Ancak partinin milletvekilleri hakkında hiçbir yasal işlem yapılmadı. Milletvekilleri TBMM’ye bağımsız milletvekili olarak gidip gelmeye başladı.


Denizlerin idam oylaması TBMM’de 10 Mart 1972’de oldu.


Erbakan bu oylamaya katılmadı.


MNP’nin diğer iki milletvekili Isparta milletvekili Hüsamettin Akmumcu ve Tokat milletvekili Hüseyin Abbas idama “evet” dedi.


Hadi söz geldi yazalım; peki o gün TBMM’de kimler nasıl oy kullandı; bazı bilindik isimleri yazalım ki idam deyince akla sadece darbeciler gelmesin!


İdamı isteyenler:


Süleyman Demirel, Ferruh Bozbeyli, Sadettin Bilgiç, İlhan Darendelioğlu, Turhan Feyzioğlu, Faruk Sükan, Vefa Tanır, İhsan Kabadayı, Ahmet Topaloğlu, Turgut Toker, Ahmet İhsan Kırımlı, Barlas Küntay, Kemal Demirer, Seyfi Öztürk, Abdurrahim Türk, Hamdi Mağden, Talat Asal, Necmettin Cevheri, Cevdet Akçalı, Orhan Oğuz, Ali Naili Erdem, Mesut Erez, Nuri Bayar, Enver Akova, Cavit Oral, Nahit Menteşe, İsmet Sezgin, Esat Kıratlıoğlu, Erol Akçal, Emin Paksüt, Abdullatif Ensarioğlu... (245 milletvekili)


Çekimser: Gıyasettin Karaca, Hüseyin Balan, Fazıl Güleç...(10 milletvekili)


Karşı çıkanlar:


Başta İsmet İnönü vardı. Hatta siyasi davalarda idam olmasın teklifini bile gündeme getirdi. Sert tepkiler aldı. .


Karşı çıkan diğer bazı isimler şunlardı: Bülent Ecevit, Kamil Kırıkoğlu, Cahit Angın, Celal Kargılı, Mehmet Ali Aybar, Orhan Eyüpoğlu, Orhan Kabibay, Necdet Uğur, Şeref Bakşık, Mustafa Üstündağ, Nermin Neftçi, Mustafa Timisi, İsmail Hakkı Birler, Abdullah Baştürk... (63 milletvekili)


Oylamaya katılmayanlar:


Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş, Kemal Kaçar, Prof. Aydın Yalçın, Memduh Ekşi, Hilmi İşgüzar, Ahmet Şener, Kinyas Kartal, Cahit Karakaş. Kemal Satır, Şevket Yılmaz, Kasım Güfrevi, Kazım Ulusoy, Orhan Birgit, Osman Bölükbaşı, Yüksel Menderes, Ali Naki Ulusoy, Zeki Çeliker, Ali Rıza Septioğlu, Sadık Perinçek, Rıza Kuas... (124 milletvekili)


Oylama sonucu TBMM’den idam kararı çıktı.


CHP idamları Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Anayasa Mahkemesi Raportörü CHP’nin başvurusunun reddedilmesi istedi. Mahkeme, Raportörü dinlemedi; TBMM’nin kararını usul yönünden bozdu.


İdamlar 24 nisan 1972’de yeniden TBMM gündemine geldi.


Necmettin Erbakan İsviçre’ye gittiği için oylamaya katılmadı. İki MNP’li yine idam lehine oy kullandı.


Bu arada bir önceki oylamaya katılmayan Alpaslan Türkeş, Prof. Aydın Yalçın, Zeki Çeliker gibi bazı milletvekilleri bu kez idam lehine el kaldırdı. İdam isteyen milletvekili sayısı 245’den 275’e çıkmıştı.


Ve Senato’daki oylama sonucu da kararı değiştirmeyince, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan 6 Mayıs 1972’de idam edildi.


Yani...


Her milletvekili bilmelidir ki, aradan yıllar geçse de, mecliste kaldırdığınız o elinizin vebali bir gün gelir yakanıza yapışır işte böyle...

Küçültülmüş Resim Büyütmek için Üzerine Tıklayın!
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!
Tarih : 25.07.2010 13:30:35


ÜYE OLMAYANLARDA YORUM YAZABİLİRLER!!
 

Kullanici adı

:


Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan
HABER11 hiçbir şekilde sorumlu değildir ve sorumlu tutulamaz. Tüm Yasal Yükümlülükler yorum sahibine aittir.

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 681532             
Güvenlik : 
Hatırla :   

  
Her Hakkı Saklıdır. Site İçindeki Haber ve Resimler İzinsiz ve link vermeden yayınlanamaz.
Web Tasarım: Celal BIRADLI
Bu sayfa: 0,03 saniyede yorumlandı.